ben milena olamazdım.
vera
annabelle
tomris.
ve nice adına satırlar olunan, şiirler yazılan o güzel, zarif, ince ruhlu kadınlar.
ben virginia woolf olurdum, iyileşemeyeceğine inanan, kendini bir nehre bırakıp, sonsuzluğa ulaşan, o mutsuz, dalgaların götürdüğü kadın olurdum.
yalnızca.
Kendini kitaplarda bulan , hayallerini şarkılarla dinleyen biri. ♥
Sıradan biri.
30 Nisan 2014 Çarşamba
28 Nisan 2014 Pazartesi
Seni uyurken izlemek isterdim mesela.
Koklamak isterdim. Doya doya koklamak. Kokunu ezberlemek.
Konuşurken dudaklarını izlemek isterdim. Her bir harfi nasıl söylediğini izlemek.
Ses tonun. Sesinden çıkan her bir tonu ezberlemek isterdim. Sesini dinlemek. Sabahlara kadar.
Heyecanlandığında, korktuğunda, canın sıkıldığında, güldüğünde suratını izlemek isterdim. Ama en çok gülmeni, kahkaha atmanı. Dişlerini görmek. O belli belirsiz ayrık dişlerinin dudaklarının arasından çıkışını izlemek isterdim.
Seni tanımak isterdim ben işte.
Şiir sever misin? Toprak kokusunu duyunca aklına ne gelir? Gece başını yastığa koyduğunda hemen uykuya dalar mısın, yoksa gözlerini tavana dikip düşünür müsün? Ne düşünürsün peki? Kimi düşünürsün? Beni düşünür müydün? Şimşek çaktığında ürperir misin? Seni ne mutlu eder peki? Eski bir plak? Sahaftan alınmış bir kitap?
Kendimi sana anlatmak isterdim.
Bazen içime düşen anlamsız sıkıntılarımı. Belki çoğu kişiye göre anlamsız olan kendimce dertlerimi. Mutluluklarımı, üzüntülerimi, hüzünlerimi. Yağmur yağdığında elimi pencereden çıkartmayı sevdiğimi. Saat takmayı çok sevdiğimi. Yazın bile üşüyen ayaklarımı. Boğaz ağrılarımı. İçtiğim sıcak kahveyi. Duygusal olduğumu ama romantik olamadığımı. Seni nasıl sevdiğimi...
Beni sevmeni isterdim. Senin de beni sevdiğini bilmek, beni merak etmeni isterdim. Öylesine bir filme ikimiz için bilet almanı, evimin önüne gelip "bi beş dakika aşağıya insen" diye mesaj atmanı, herhangi bir binanın içine girip merdiveninde sohbet etmeyi isterdim.
Benim istediklerimin saçma olması dert değil, seni isterdim ben sadece. Bana saati sormanı bile isterdim ben.
7 Mart 2014 Cuma
Mendil
Mesela bazı insanlar yatağında, yastığının hemen yanında bir paket mendil bulundururlar. Çünkü bazı insanlar uykuya ağlayarak dalıp, gecenin bir yarısı ağlayarak uykudan kalkabiliyor.
Hatta hiç ağlarken görmediğiniz, hatta ve hatta ağlayamayan bir insan bile yastığının yanına mendil koyabilir.
Ama o mendil hep orada kalır.
Hatta hiç ağlarken görmediğiniz, hatta ve hatta ağlayamayan bir insan bile yastığının yanına mendil koyabilir.
Ama o mendil hep orada kalır.

17 Şubat 2014 Pazartesi
Düşünebiliyor musun?
“Bir kitabın son satırını da okuduktan sonraki gülümsemeyi veya gözyaşını, kitabın kapağını kapatıp, eğik durmaktan yorulmuş boynunu arkaya yaslamayı ve içinden çıkmış olduğun dünyayı gözden geçirmeyi kitap okumayanlar bilmiyor. Düşünebiliyor musun?”
31 Ocak 2014 Cuma
Nasılsın?
Nasılsın? Ben yorgunum sevgilim. Havalar var beni üzen, bu şehre hâs o kötü hava var ruhumun derinlerinde. Yani senin de bildiğin gibi, kasvetlendi yine içimin kuytu köşeleri. Bir gitar tınısında, minik bir renkte, gözlerinin güzelliğinde kayboldu ruhum. İçimin minik kelebekleri, güzelliğinde kayboldu bugün de
ve yine, sana sarılmamak için kendimi tuttuğum o bol sen’li günlerden birisiydi. Sen kokulu ütopyamın önünden geçip gittin sen, kollarımızın sarmaş dolaş olamadığı o anda ben senin kokuna sarıldım. O da sen’di. Senin en güzel parçandı o koku ve ben ona sıkıca sarılmıştım. Ben en çok sen olmuştum.
ve yine, sana sarılmamak için kendimi tuttuğum o bol sen’li günlerden birisiydi. Sen kokulu ütopyamın önünden geçip gittin sen, kollarımızın sarmaş dolaş olamadığı o anda ben senin kokuna sarıldım. O da sen’di. Senin en güzel parçandı o koku ve ben ona sıkıca sarılmıştım. Ben en çok sen olmuştum.
30 Ocak 2014 Perşembe
Bilemeyeceğiz,
Mesela hiçbir zaman yanıma gelip oturmayacak, o konuşurken ben mimiklerini izleyemeyeceğim, mesela beni üzgün gördüğünde nasıl olduğumu sormayacak, mesela aynı film hakkında hiç tartışmıcaz belki de, aynı kitabı okusak da haberimiz olmayacak birbirimizden, mesela yanıma gelip bugün saçlarımın çok güzel olduğunu söyleyemeyecek, ben de yanına gidip gülümserken çok fazla güzel olduğundan bahsedemeyeceğim kendisine, bi yaprak sarmasını ikiye bölüp yiyemeyeceğiz, hep kendi çatalımda kalacak.. Aynı çantanın bi kolundan o bi kolundan ben tutup taşımıcaz hiçbir zaman, akşamları yürüyemicez, haberimiz olmıcakki birbirimizden, aynı anda aynı yere bakıp, aynı şarkıyı dinliyor olucaz ama ayrı yerlerde.. Aynı şeyleri ayrı yerlerde yapıyor olucaz. İşte ben en çok buna üzülüyorum.. He unutmadan 'mesela sen bana hiç beni sevdiğini söyleyemeyeceksin, ben de hiçbir zaman bunları senin için yazdığımı..''
29 Ocak 2014 Çarşamba
IF ONLY FOR A SECOND // Mimi Foundation // EN
Kanser hastası yeniden saçlı görünebilmek için stüdyoya davet edildi. Kendilerine yapılan makyaj esnasında gözlerinin kapalı tutulması istendi. Her hastanın karşısına tek taraflı bir ayna yerleştirildi, arkasına da gözlerini açtıkları anı karelemek için fotoğrafçı..
Bu etkinlik sayesinde onlar Bir Saniye de olsa hasta olduklarını unuttu.
Fotoğraflar sergilendi ve gelirler, kanser hastaları için toplandı.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




